5 Mayıs 2012 Cumartesi


Peru ve Bolivya

Kısa bir Güney Amerika Macerası 3


TACA Havayollarına ait Airbus A 320 tipi uçağımız Lima’dan kalktıktan yaklaşık 1 saat 20 dakika sonra İnka’ların İmparatorluk şehri Cuzco’nun And dağları arasına sıkışmış düzlükteki Alejandro Velasco Astete Uluslararası Havalimanın indi. Cuzco’nun denizden yüksekliği 3,300 metre ve nüfusu da yaklaşık 350 bin. Yılda yaklaşık 1 Milyon turistin ziyaret ettiği bu şehir 1983’den beri UNESCO’nun Dünya Mirası Listesinde. Tüm dünyadan gezginleri kendisine çeken Cuzco’nun önemli özelliği, İnka Uygarlığının İmparatorluk şehri olmasının ötesinde, kayıp şehir Machu Picchu’ya giden tek yolun buradan geçmesi…

Plaza des Armas, Cusco

Picoaga Hotel, Cusco
Kalacağımız Picoaga Hotel Cuzco Kolonyal stilde yapılmış, iki katlı sevimli bir otel. Cuzco’nun Plaza des Armas’ına da çok yakın. Plaza des Armas’da 16. yüzyılda Cuzco’yu ele geçiren İspanyolların inşa ettiği iki önemli yapı Cuzco Katedrali ve La Compania Kilisesi yer alıyorlar. Fakat bugün meydanda ve Cuzco’nun pek çok yerinde dalgalanan bayrak, İspanyol işgali öncesi Quechua yerlilerinin dayanışmasını simgeleyen, gökkuşağının yedi renginden oluşmuş İnka İmparatorluğu bayrağı…

Picoaga Hotel
Otelimizden içeri girer girmez Bizleri coca çayı ile karşıladılar. Lima’da Sorochi tabletlerini almamıştık ama Coca çayını içiyoruz, yükseklik hastalığına karşı koruyucu olarak…

Coca Güney Amerika’nın kuzeybatısına özgü And kültüründe önemli yeri bulunan bir bitki. Adından da anlaşılacağı üzere coca yapraklarının içerisinde aktif madde olarak alkaloit kokain bulunuyor… Yerel halk arasında taze coca yapraklarını çiğnemek çok yaygın, bir diğer kullanım şekli olan coca çayı ise (Mate de coca) And ülkelerinde, sık olarak özellikle de sağlık nedeniyle tercih ediliyor. Bölgeye gelen turistler ise hemen tüm otellerde yükseklik hastalığına karşı bilinen etkisi nedeniyle coca çayı ile karşılanıyorlar. Taze yaprakları çiğnemek dışında yerliler kurutulmuş yaprakları tükürük ile ıslattıktan sonra oluşan tomarı damak ve yanakları arasına yerleştirip hafifçe emiyorlar. Söylediklerine göre her iki yöntemde de, yapraklar ağız içerisinde hoş bir uyuşma hissi yaratıyor, halsizlik ve yorgunluğu gideriyor, açlık ve susuzluk hissini ortadan kaldırıyormuş. Ayrıca romatizmadan kaynaklanan ağrılara ve baş ağrısına iyi geliyormuş… 

Coca 
Fakat coca çiğnediğinizde içerisindeki cocain çok yavaş emilip kana karıştığından ve çiğnenen miktar göreceli olarak az olduğundan kokaine özgü bildik öforik ve psikoaktif etkiler görülmüyor. Coca yapraklarını, ya da coca bitkisinden yapılmış poşet çay, çiklet, çikolata, şeker gibi ticari ürünleri tüm marketlerde bulmak mümkün. Çok da ucuzlar. Fakat bunların hiçbirini ülke dışına çıkarmanızı önermem. Peru, Bolivya dışında coca ürünleri yasal olarak kokain ile eşdeğer tutuluyorlar. Ayrıca Peru veya Bolivya’dan uçarken özel eğitimli köpekler valizlerinizin arasında dolaştırılıyor ve gittiğiniz ilk havalimanında da aynı şekilde eğitimli köpeklerle karşılanıyorsunuz.

Cusco Sokaklarından...

Estetik açıdan gerçekten güzel bir şehir olan Cuzco’nun arnavut kaldırımlı dar sokaklarında, İspanyollardan kalma kolonyal mimariyle inşa edilmiş alçak binalar arasında yürümek çok keyifli. Lima’nın aksine oldukça da güvenli. Artık tümüyle bir turist şehrine dönüştüğünden etrafta çok sayıda cafe ve restoranlar, masaj salonları, yerel turizm şirketleri, hediyelik eşya satan mağazalar ve internet “cabinas” var. Önce Quechua dilini ardından İspanyolcayı öğrenen Cuzco sakinlerini, bazılarını renkli yerel giysileri içerisinde dünyanın her yerinden gelen fotoğraf makineli turistlerin arasına karışmış halde izleyebilirsiniz.

Sacsayhuaman

Şehir merkezine yaklaşık 3 kilometre mesafedeki Sacsayhuaman surları bir rivayete göre şehrin girişini korumak için yapılmış. Başka bir rivayete göre ise, şehirleri puma ya da condor gibi hayvan şekillerinde inşa etme geleneği olan İnkaların, puma şeklinde inşa ettikleri Cuzco’da pumanın başını oluşturuyor. İspanyollar surlardan bayağı bir taşı Cuzco da yaptıkları binaların inşasında kullanmak üzere alıp kalıntılılara hasar vermişler. Sacsayhuaman ayrıca Cusco’nun panoramik görüntüsünü fotoğraflamak için de ideal.

Turistik turlar içerisinde yer alan Cuzco’ya 8 kilometre uzaklıktaki Tambomachay suya adanmış dini törenlerin yapıldığı bir mekânmış. Kralların banyosu olduğu da düşünülüyor. Suyun teraslardan aşağı aktığı birkaç çeşme bulunan harabeler çok da özel değil açıkçası. Olur, da yolunuz düşerse ziyaret eden tüm turistlerin yaptığı gibi girişteki “Altura Aprox. 3765” yani “Rakım yaklaşık 3765” tabelasının yanında bir hatıra fotoğrafı çektirip dönüşte facebook sayfanıza koyup hava atabilirsiniz.

Coricancha Tapınağı
Cusco şehir merkezindeki, tarihi İspanyol kayıtlarında “inanılmayacak kadar muhteşem” olarak belirtilen Coricancha Tapınağı’nın zemini ve duvarları bir zamanlar som altından, avlusu da yine som altın heykeller ile doluymuş. Quechua dilinde adı “Altın Avlu” anlamına gelen Coricancha tapınağının bir diğer ismi de Güneş Tapınağı. Güneş tanrısı İnti’ye adanmış bu tapınak İnka İmparatorluğunun en önemli tapınağıymış. İspanyollar tarafından ele geçirilmesinin ardından 17. yüzyılda tapınaktan kalanlar üzerine, yine tapınağın taşları kullanılarak Santo Domingo Kilisesi inşa edilmiş. Kilise ile birlikte bugün İnkaların kusursuz duvar birleştirme yöntemlerini de görebileceğiniz bir müze ve çiçek bahçeleri de var.

Machu Picchu'ya yolculuk var bu sabah...
Önceden de belirttiğim gibi; Cuzco, dünyanın her yerinden gezginlerin bir gün mutlaka gitme hayalleri kurduğu Machu Picchu’ya gitmenin tek yolu. Dünya Mirası Listesinde yer alan, Yeni Yedi Harikasından İnka İmparatorluğunun kayıp şehri Machu Picchu yolculuğumuz bir sonraki sabah Cuzco’nun San Pedro tren istasyonundan sabah 06:00’da başladı. Yıllarca Machu Picchu’ya, And dağlarına yavaş yavaş tırmanan kırmızı renkli bir trenle, geleneksel giysili Qechua yerlileriyle birlikte gitmeyi hayal etmişken istasyonda karşıma çıkan Peru Demiryollarının Vistadome isimli Turist treni. Üstelik de Mavi… Machu Picchu’ya giden tek yol 80 kilometrelik bu demiryolu. 

Vistadome
Bizim tren Vistadome dışında 2 farklı tren daha varmış; ilki daha ucuz “Sırt Çantalılar” diye isimlendirilen tren –ki kırmızı renkli-, diğeri de Machu Picchu’yu keşfeden Amerikalı tarihçi Hiram Bingham’ın ismi verilen ve oldukça pahalı lüks tren… Vistadome’un tavanının yarısına kadar panoramik camlı vagonlarında, rahat koltuklarda oturup size ikram edilen yiyecek ve içecekler eşliğinde rahat bir 3,5 saat geçiriyorsunuz. Yolculuk ile ilgili trenin renginden sonraki diğer yanılgım And dağlarına tırmanmak ile ilgili. Çünkü Vistadome, 3,300 rakımlı Cuzco’dan, 2,700 rakımlı Machu Picchu’ya doğru Urubamba Vadisi boyunca ilerliyor. Vadinin ve aynı adı taşıyan Urubamba nehrinin eşşiz manzaraları eşliğinde ilerlerken yolculuğun sürprizi binişte valizlerinizi taşıyan görevlinin yüzünde bir maske ve yerel kıyafetler içerisinde yaptığı otantik dans gösterisi. Dönüş yolculuğundaki diğer sürpriz ise ilginç ve bir o kadar da eğlenceli… Her vagondaki bir bayan ve bir erkek kondüktör, koltukların arasındaki koridorda yaptıkları defile ile alpaka yününden kıyafetleri tanıtıyorlar. İsterseniz satın da alabilirsiniz…(Bu arada Vistadome ile Cuzco – Aguas Calientes arası gidiş-dönüş biletin size maliyeti 108 USD)

Aguas Calientes

Vistadome’un son durağı Aguas Calientes isimli termal kaplıcalarıyla ünlü küçük bir kasaba. İsmi de buradan geliyor zaten; İspanyolca “Sıcak Sular” demek. Nerdeyse sadece otel, restoran ve hediyelik eşya mağazalarından ibaret bu kasabayla Machu Picchu arasında sadece 20 dakikalık bir yolculuk var. Zikzaklar çizerek bir dağa tırmanan, toprak ve dar bir yolda, büyükçe minibüslerle yapılan bu son etap bizi Machu Picchu’ya ulaştırıyor.

Machu Picchu'ya çıkan zikzaklar...
 Machu Picchu’nun Dorukları isimli bir eseri de olan Şili’li ünlü şair Pablo Neruda; “Machu Picchu ruh dinginliğine, evren ile sonsuz bir kaynaşmaya doğru yapılan bir yolculuktur, orada ne kadar da kırılgan olduğumuzu hissederiz” diye yazmış. Giriş kapısının ardından, köşeyi döndüğümüzde kayıp şehir gözlerimizin önünde beliriyor ve yolculuğumuz sona ererken Machu Picchu’ya doğru yeni bu kez içsel yolculuğumuz başlıyor…



Sürecek



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder