15 Aralık 2012 Cumartesi

Bhutan Yazıları 10


Muhteşem Punakha Dzong ve Dönüş Yolu...



Bhutan'da geçireceğimiz son günün sabahında Punakha Dzong’a doğru yola çıktık.

Gelmeden önce internette Punakha Dzong’un fotoğraflarını görmüş ve henüz kendi gözlerimle görmeden çok beğenmiştim. Punakha Dzong göreceğimiz sonuncu Dzong’du ve kesinlikle assolist en sona kalmıştı…

Punakha Dzong’un bir diğer ismi “Pungtang Dechen Photrang Dzong”. Bir kerede asla söyleyemeyeceğim bu isim Bhutan Dilinde; Büyük Mutluluk Sarayı anlamına geliyormuş. Bhutan’ı bir ülke haline getiren Ngawang Namgyal burayı 1637-38 yıllarından yaptırmış. Ve tabii ki bu ülkenin olmazsa olmazı bir de hikayesi var. 

Söylenceye göre; Bhutan’a 8. Yüzyılda Budizm’i getiren Guru Rinpoche şöyle bir tahminde bulunmuş; “Bir gün Namgyal adında bir adam file benzeyen bir tepe görecek…” Yüzyıllar sonra Namgyal Punakha’yı ziyaret ettiğinde Mo Chhu (Anne Nehir) ve Po Chhu’nun (Baba Nehir) birleştiği noktadaki, bugün Punakha Dzong’un yer aldığı alanı uyumakta olan bir filin gövdesine benzetmiş ve Dzong’u buraya yaptırmış…

13 Aralık 2012 Perşembe

Bhutan Yazıları 9


İlahi Çılgın Adam Drukpa Kunley ve Bhutan'ın Fallusları



Trongsa çıkışı Punakha’ya kadar yaklaşık 5 saat yol yaptık. Yolun kötü olduğu yetmezmiş gibi bir de genişletme çalışmaları nedeniyle kapatılan yolda bir yarım saat kadar kaybettik ama elden ne gelir ki?

Akşamüzeri Punakha’ya vardık ve doğrudan Chimi Lhakhang’a geçtik (Lhakhang; Tanrı Evi, tapınak anlamına geliyor). Burası Bhutan’ın nevi şahsına münhasır şahsiyeti Divine Madman yani “İlahi Çılgın Adam” Drukpa Kunley’in Manastırı…

Drukpa Kunley
Şüphesiz Drukpa Kunley; Bhutan tarihindeki en ilginç ve kesinlikle en popüler dini karakter. Tibetli bir Lama olan Drukpa Kunley 1455-1529 yılları arasında yaşamış ve Tibet’in geleneksel Çılgın Bilgeliği’nin bir temsilcisi. Ruhban sınıfın ve katı geleneklerin yarattığı samimiyetsizliğin insanları Buda’nın gerçek öğretilerini anlamaktan uzaklaştırdığını düşünüyormuş. Tüm Bhutan’ı gezmiş ve karşılaştığı sıradan kişilere kendi öğretisini aktarabilmek için beklenmedik davranışlar, şarkılar ve mizah içeren farklı yöntemler kullanmış. 


Bu “farklı yöntemler” i biraz açmak gerekirse sanırım Drukpa Kunley üzerine bir kitap yazmış olan Keith Dowman adlı araştırmacının aşağıdaki sözleri fikir verecektir;

“Drukpa Kunley karşılaştığı insanlarda geleneksel ahlak normları ve kişisellikten bağımsız yüksek bir farkındalık yaratarak onları uyandırmak adına çirkin olarak kabul edilebilecek davranışlar ve müstehcen mizah kullandı. Özellikle kadın arkadaşlarının ve müritlerinin aldatıcı "gerçek" dünya ile olan bağlantılarını koparmak ve içlerindeki Buda’yı uyandırabilmek için cinsel arzu ve ilişki yolunu seçti…”

12 Aralık 2012 Çarşamba

Bhutan Yazıları 8



Ve Bumthang'dan geri dönüş başlar; Trongsa...


Havalimanının kapalı olması nedeniyle Paro’dan Bumthang'a 15 saatlik bir yolculukla gelmek bize bir gün kaybettirdi. Bumthang programımızdaki bazı yerleri atlamak zorunda kaldık… Ama festival alanından midibüsümüze ilerlerken ne yolda geçirdiğimiz 15 uzun saat ne de göremeyeceğim diğer tapınaklar umurumdaydı… Sonuçta Jambay Lhakhang Druk Festivalinde geçirdiğim o birkaç saat inanılmaz keyifliydi… Hatta akşam çektiğim fotoğrafları bilgisayarıma aktarıp bakarken ne kadar keyif aldığımı bir kez daha fark ettim. Çektiğim fotoğraflar sanki çok eksikti. Neredeyse hiçbir fotoğrafı beğenemedim. Büyük olasılık festival allananındaki renkli görüntülere kendimi o kadar kaptırmıştım ki, fotoğraf çekmektense sadece etrafımı izlemiştim… Hobisi fotoğrafçılık olan biri için kötü ama gezgin ruhlu biri için iyi bir özellik sanırım.

10 Aralık 2012 Pazartesi

Bhutan Yazıları 7


Paro'dan Bumtang'a çok uzun bir yol gider ve bir festival süprizi; The Naked Dance...



Mantra genellikle Sanskritçe kutsal hece veya şiirler için kullanılan genel bir terim. Mantralar, sözcükler ve söylerken oluşturdukları titreşimlerden faydalanarak derin bir ruhani bilince ulaşmayı sağlayan bir kanal ya da yol olarak kabul ediliyorlar.

En bilinen Mantra ise “Om Mani Padme Hum”…  Budizm’de çok derin anlamı olan bu Mantra’yı dilimize, ya da başka bir dile çevirmek pek mümkün değil. Saf olmayan beden ve zihninizi, saf olan Buda bedeni ve zihnine dönüştürebilirsiniz gibi bir anlamı var. (Bu kadar basit değil tabii ki!) Bu konuda meraklı olup ayrıntı isteyenler bu link’e bakabilirler.

İşte Paro’dan sabaha karşı 04.00’de yola çıktığımızda şoförümüz Sirin, yolun ilk 2 saati boyunca aralıksız bu Mantra’yı mırıldandı…

Aslında ilk planımız Paro’dan sonraki durağımız Bumthang’a uçmaktı. Sabah saat 08.05’de Bhumthang’da olup tüm günü Jambay Lhakhang Drup Festivaline ayıracaktık. Fakat muson yağmurlarının zarar verdiği pisti onarılan Bumthang havalimanındaki çalışmalar yetişmeyince biz de bu yolu bizim Toyota midibüsle yapmak zorunda kaldık.

O yüzden de sabaha karşı 04.00’de düştük yola. Yolumuz yaklaşık 290 km ve 15 saat kadar sürecek. Yolun kahvaltı yapacağımız 3140 metre rakımlı Dochu La Geçidine (Dochu La Pass) kadar olan ilk bölümünde Sirin’in aralıksız “Om Mani Padme Hum” mırıltılarını dinleyerek geldik. Saat 06.00 gibiydi, güneş henüz doğmuştu ve dışarısı çok soğuktu…

9 Aralık 2012 Pazar

Bhutan Yazıları 6


Tiger'ım Nest'im


Tipik Bhutan köyünden Paro’ya otelimize dönüşümüzde, geleneksel Bhutan danslarından oluşan bir gösteri izledik. Seyahatimizi organize eden Vajra Guru Spritual Travels isimli acentenin sahibi Dr Karma Wangchuk'un Sadece bizim grup için organize ettiği bu gösteri Bana pek bir “turistik” geldi, açıkçası sıkıldım da ama yine de seyahatimizin mimarı Dr Ümit Kuru’nun hazırladığı aşağıdaki fotoğraflar ve videodan oluşan sunumu sizlerle paylaşmak istiyorum. Belki Sizlere ilginç gelebilir;




Ertesi sabah büyük gün; Bhutan’ın Sembolü Tiger’s Nest’e çıkacağız. Büyük olasılıkla eğer Bhutan daha çok bilinen, daha popüler bir destinasyon olsaydı Tiger’s Nest’i de en az Angkor Wat, Machu Piccu ya da en azından Rio’nun Corcovado tepesindeki “Kurtarıcı İsa” - Christo Redentor- heykeli kadar iyi biliyor olurduk…

Tiger's Nest (Paro Taksang veya Takshang Palphug Manastırı)

Efsaneye göre; Bhutan’a Budizm’i getiren Guru Rinpoche manastırın inşa edildiği sarp kayalıkta yer alan mağaraya gerçekte Eşi Yeshe Tsogyal’ın tezahürü olan dişi bir kaplanın sırtında uçarak geliyor. Buraya gelme nedeni bölgedeki İblis Simgey Sandrup’a karşı savaşmak. Rinpoche; İblis’e karşı zafer kazandıktan sonra mağarada 3 ay süreyle meditasyon yapıyor.

4 Aralık 2012 Salı

Bhutan Yazıları 5



Paro Sokaklarında


Ana caddesinin Bana kovboy filmlerindeki kasabaları anımsattığı şehirde ilk ziyaret ettiğimiz yer; Dumtse Lhakhang. Burası Chorten tarzında 1400’lü yıllarda inşa edilmiş bir tapınak. Tapınağı inşa eden kişi de “bizim” Iron Bridge Builder (Demir Köprü İnşa Eden) Thangtong Gyalpo…

Dumptse Lhakhang Tapınağı

Tapınak Cehennem, Yeryüzü ve Cennet’i temsil eden 3 kattan oluşuyor ve içerisinde gerçekten görmeğe değer duvar resimleri var ki bazıları Bhutan’dakiler arasında en iyi olanlarmış. Küçük bir öneri; buraya gelmeden önce yanınızda mutlaka bir el feneri olsun; hem duvar resimlerini görebilmek hem de karanlıkta dik ve dar ahşap merdivenlerden üst katlara çıkıp inebilmek için...

Ayrıca Gyalpo Usta bu tapınağın 3. katını şeytanlara karşı savaşında uçup gitmemesi için zincirlerle bağlamış.

Bu tapınak ile ilgili küçük bir not; İnternette ve Lonely Planet Bhutan kitabında rastladığım bir bilgiye göre Dumtse Lhaklang’ı gezebilmeniz için seyahat acenteniz adınıza ayrıca bir izin almalıymış. Nedeni konusunda hiçbir fikrim yok…

2 Aralık 2012 Pazar

Bhutan Yazıları 4


Başkent Thimphu ve Bhutan'ın mesafe tanımayan Okçuları



Yemek Sonrası Başkent Thimpu’nun en fazla 4 katlı tipik Bhutan tarzında inşa edilmiş binalarıyla çevrili ana caddesinde gruptan ayrılıp küçük bir tur attım, fotoğraf çektim. Sokaklarda yürürken birkaç saat önce gezideki dostlardan Dr Mithat Bozdayı’nın sorduğu sorunun yanıtını düşündüm. “Kültürel mirası korumak adına şehirdeki tüm binaların aynı mimari tarzda inşa edilmesini şart koşmak ne kadar doğru?” diye sormuştu…

Gerçekten de tüm binaların aynı tarzda yapılması Bana da biraz “sıkıcı” geldi… Tapınaklar ve Devlete ait binalar neyse de konutlar hatta Banka, Pasaj, Toyota Showroom’u gibi ticari binaların bile aynı stilde olması, aynı mimari motifleri taşıması sanki biraz ülke mimarisinin özgünlüğünü korumanın ötesinde faşizan bir baskı gibi… Ya da belki Bizler klasik dokunun, mimarinin korunup cazibe merkezi haline getirildiği Eski Şehir’lerin yanında yükselen modern binalara, gösterişli alışveriş merkezlerine veya gökdelenlere alıştık. (Eski Şehir’lerin korunduğu derken ülkemden söz etmiyorum maalesef…)

Bhutan dilinde Datse denen Okçuluk Bhutan’ın Milli Sporu. Fakat Bhutan’da bir okçuluk müsabakası izledikten sonra bunu sadece bir spor olarak görmemeniz gerektiğini anlıyorsunuz.

Okçuluk müsakabakası izlemek için Thimpu’nun Changlimithang stadyumunun hemen yanıbaşındaki bir alana gittik.