1 Mayıs 2013 Çarşamba

Sıradan bir Sinemaseverden Zaman Yolculuğu üzerine yapılmış En iyi 10 Film listesi




Phineas Bogg ve Jeffrey Jones isimlerini anımsayan var mı?

TRT ekranlarında 1980’lerde merakla izlediğim bir dizinin ana karakterleri bunlar. Orijinal ismi "Voyagers" olan dizinin bizdeki ismi yanılmıyorsam Zamanda Yolculuk'tu...

Voyagers ve Omni
Dizide Phineas Bogg bir “Voyager” yani zaman gezginidir. Büyükçe bir köstekli saati andıran Omni isimli cihazla zamanda dolaşır. Cihazın üzerindeki biri kırmızı diğeri yeşil 2 adet ışıktan eğer kırmızı olanı yanıp sönüyorsa, Voyager'ın gittiği zaman diliminde tarihin akışında bir hata vardır. Voyager önce bu hatayı bulmalı ve ardından da düzeltmelidir. Böylece Tarih yeniden normal seyrine döner ve Omni'nin üzerinde de yeniden yeşil ışık yanar…

Biraz uçarı biraz çapkın kahramanımız Phineas Bogg; Omni’sindeki teknik bir arıza nedeniyle bir gün kendini 1970’lerde bir apartman dairesinde bulur. Ayrıca aslında bir tarih kitabı olan Voyager El kitabını da yitirmiştir… Aynı apartman dairesinde yaşayan 12 yaşındaki, tarih bilgisi oldukça fazla Jeffrey Jones ise Phineas Bogg’un ortağı olacak, ikisi birlikte zamanda yolculuk yapacaklar, zaman akışındaki hataları düzeltip tarihin değişmesine engel olacaklardır. 

Çok uzun soluklu olmasa da –sadece 20 bölüm kadar çekilmiş- Voyagers ya da Zamanda Yolculuk, bence kesinlikle bu konuda yapılmış en iyi TV dizisidir.

Sinema ve Edebiyattaki "zaman yolculuğu" temasını çok severim. Sanırım bu ilginin Voyagers dizisi dışında bir diğer kökeni de Mark Twain’in “Kral Arthur’un Sarayında bir Amerikalı” romanıdır. Eminim benim gibi pek çok insanın da edebiyatı sevmesine önayak olan 80’lerin popüler çocuk dergisi Milliyet Çocuk'un her sayısında çizgi roman olarak yayınladığı klasiklerden biri olarak okudum ilk kez bu romanı. Konusunu bilirsiniz eminim; 19 yy’da Connecticut’ta yaşamakta olan kahramanımız Hank Morgan kafasına aldığı bir darbeden sonra, ayıldığında açıklanamaz bir şekilde kendisini ortaçağ İngiltere’sinde, efsanevi Kral Arthur döneminde bulur. Geldiği çağın teknolojisi hakkındaki bilgilerini kullanarak kendisini Sihirbaz olarak tanıtır vs… 

Sonrasında konusu zamanda yolculuk olan neredeyse tüm romanları ve filmleri takip ettim ve çoğundan da büyük keyif aldım.

Fakat uzun zamandır gerçekten ilgiyle okuduğum ya da izlediğim zaman yolculuğu temalı bir roman ya da filmle karşılaşmamıştım. Ta ki Stephen King’in son romanını okuyana kadar. Bu arada “11.22.63” isimli Stephen King’in son romanını satın alalı uzun zaman olmuştu ama ancak elime alıp bitirebildim. En azından bu arada Stephen King yeni roman yayınlamadı!

Açıkçası ilk kez Stephen King okudum. Ortalama bir sinemasever olarak her ne kadar kendisini beyazperdede defalarca izlemiş olsam da ilk kez bir kitabını satın aldım.  -Yeşil Yol (The Green Mile 1999), Esaretin Bedeli ki meşhur sinema sitesi Imdb’de top 250 film listesinin en başındadır ve çok sevdiğim bir filmdir (The Shawshank Redemption 1994), Hayvan Mezarlığı (Pet Sematary 1989), Cinnet (The Shining 1980) ve daha bir sürü filmde yazar, yapımcı hatta aktör olarak parmağı vardır kendisinin-


Stephen King’in romanı diğer zamanda yolculuk öykülerinden birkaç yönden ayrılıyor. Birincisi; ortada bir makine yok. Romanın kahramanı Amerikalıların “diner” dediği, karavan şeklindeki küçük bir restoranın deposunda görünmeyen birkaç basamağı inerek zamanda yolculuk yapıyor. İkincisi bu yolla hep aynı güne; 9 Eylül 1958 yılına ulaşıyor. Ayrıca gittiği 1958 yılında ne kadar kalırsa kalsın geri döndüğünde sadece 2 dakika geçmiş oluyor. Bir de geçmişe gittiğinde tarihi değiştirebirebiliyor fakat döndükten sonra eğer yeniden geçmişe yolculuk yaparsa önceki gidişindeki değişiklikler ortadan kalkıyor ve zaman akışı en baştaki haline dönüyor, yani bir nevi reset oluyor…

İşte romanın kahramanı lise İngilizce öğretmeni Jake Epping de görünmeyen merdivenlerden inip 1958 yılına geri dönüyor,  50’lerin sonu ve 60’ların başındaki ABD’de 5 yıl yaşamayı göze alarak Başkan Kennedy Suikastını engellemeye çalışıyor.

Romanı bir sonraki sayfada ne olacağını merak ederek –Amerikalılar buna "page-turner" diyorlar; yani sayfa çevirtici, güzel bir tanımlama bence- hızla okudum. Daha önce Stephen King okumadığıma da hayıflandım doğrusu. Çok güzel yazıyormuş. Eğer romanları bu kadar popüler olmasaydı ve neredeyse yazdığı her şey bir Hollywood senaryosuna dönüşmeseydi büyük yazarlar sınıfında yer alırdı sanırım.

Zaman yolculuğu konusunu ve sinemayı çok sevince ve bu konudaki neredeyse her filmi izlemiş olmanın verdiği cesaretle kişisel bir “En sevdiğim Zamanda Yolculuk Filmleri” listesi yapmak istedim. 

Ve işte liste; 


10. Zaman Ötesi (Timeline, 2003)





Bu, Imdb puanı sadece 5,4 olan filmin listemde yer almasının tek nedeni Michael Crichton'a olan hayranlığım.

2008 yılında hayatını kaybeden, Harvard Mezunu Tıp Doktoru Michael Crichton’un neredeyse hepsi Hollywood tarafından filme çekilmiş 20’den fazla romanı, yine senaryosunu kendisinin yazıp yönettiği filmleri ve de hepimizin çok iyi bildiği bir televizyon dizisi var; Acil Servis, ER…

En sevdiğim romanlarından biri olan Uzay Mikrobu'nun 1971 yapımı, aynı adlı klasik filmini bilirsiniz mutlaka (Andromeda Strain)… Ya da Banderas'lı 13. Savaşçı (The 13th Warrior, 1999), Küre (Sphere, 1998), Jurassic Park (Jurassic Park,1993), Kongo (Congo, 1995) Demi Moore’lu Taciz (Disclosure, 1994) filmlerinden en az birini. Hepsi Michael Crichton’un romanlarından uyarlanmıştır. 

Senaryosunu yazıp yönettiği, 1973 yılı yapımı Batı Dünyası (Westworld) Imdb puanı 7 olan, bence kesinlikle bilim kurgu türünün klasiklerinden biridir.

Sırf Michael Crichton’un hatırına hürmeten listeye aldığım filme gelecek olursak; Yönetmeni Cehennem Silahı (Lethal Weapon) serisinin de yönetmeni olan Richard Donner. Başrollerde Paul Walker, Frances O'Connor ve Gerard Butler var. Ortaçağ’da sıkışıp kalmış profesörlerini kurtarmak için kendileri de ortaçağ’a giden bir grup arkeoloğun hikâyesini anlatan bir aksiyon filmi.

Bence romanına kıyasla çok zayıf kalsa da dediğim gibi sırf çok sevdiğim Michael Crichton’un hatırına Zaman Ötesi bu listede yer almayı hak ediyor.


9. Bugün Aslında Dündü (Groundhog Day, 1993)





Bu film listedeki diğer filmlerden farklı çünkü bir zamanda yolculuk hikâyesi değil. Daha çok bir zaman içerisinde sıkışıp kalma hikâyesi.

Filmin orijinal ismindeki Groundhog Günü, 2 Şubatta kutlanan folklorik bir gün. İnanışa göre bir tür küçük sevimli domuz olan Groundhog, kış için saklandığı oyuğundan o gün çıkarsa o yıl bahar erken gelecek. ABD'nin Pennsylvania eyaletinin bazı bölgelerinde geleneksel olarak 2 Şubat günü Groundhog Günü olarak kutlanıyor. Bu kutlamaların en meşhuru da filmin geçtiği Punxsutawney isimli kasabada olanı.

İşte filmin kahramanı, ukala ve bencil hava durumu sunucusu Phil Connors (Bill Murray), haber yapmak için hiç istemeden gittiği küçük kasabada zaman akışı içerisinde sıkışıp kalır ve her sabah aynı güne uyanır; 2 Şubat yani Groundhog Günü…

Yönetmenliğini Harold Ramis’in yaptığı bu filmde Bill Murray dışında Andie Mac Dowell ve Chris Elliot’da oynuyorlar.

Eğer hala seyretmemiş olan kaldıysa kesinlikle izlemenizi önereceğim oldukça keyifli bir filmdir.


8Tetikçiler (Looper, 2012)





Listenin en yeni filmi… Oldukça ilginç bir konusu var; Zaman yolculuğu 2074 yılında artık mümkündür. Ve geleceğin mafyası "temizlemek" istediklerini zaman makinesiyle geçmişe gönderir. Elleri arkadan bağlı ve yüzleri kapalı bir halde geçmişe, filmin geçtiği 2044 yılına  gönderilen bu kurbanları öldürmek için bekleyen mafyanın anlaşmalı suikastçıları vardır. Yaptıkları işin karşılığında gelecekten gönderilen kurbanların yanlarındaki gümüş külçeleri alan bu suikastçılara Looper denir. Filmin kahramanı 25 yaşındaki Joe (Joseph Gordon-Levitt) bir gün yine işini yapmak için yerini aldığında karşısına çıkan kurbanı Bruce Willis’in canlandırdığı kendi yaşlı halidir...

Yönetmenliğini Rian Johnson’un yaptığı filmde Willis ve Gordon-Lewitt dışında Emily Blunt da var.

Belki çok önemli bir film değil Tetikçiler ama listemde olmasının nedeni yapılmış onca zaman yolculuğu filmine rağmen 2012 yılında bile hala orijinal bir şeylerin yapılabileceğini göstermesi


7. Zaman Zaman İçinde (Time After Time, 1979)





Eğer siz de benim gibi, geçmişten gelen birinin günümüz dünyasında karşılaştıklarının hafif alaycı bir dille anlatıldığı filmlerden hoşlanıyorsanız bu film tam biçilmiş kaftan.  Üstelik içinde kendisini modern zamanların San Francisco’sunda bulan Karındeşen Jack de var.

Filmin Yönetmeni Nicholas Meyer, önemli oyuncuları ise Malcolm McDowell, David Warner ve Mary Steenburgen. 

Filmin öyküsüne gelince; 1893 yılının Londra’sında meşhur HG Wells, kendisine inanmasalar da bir grup arkadaşına yaptığı zaman makinesini göstermektedir. Tam da o sırada arkadaşlarından birini, Dr. John Leslie Stevenson’u (David Warner) tutuklamak üzere Polis kapıya dayanır. Polisten kaçarken Zaman Makinesine binen Dr. Stevenson kendini 1979 yılının San Francisco’sunda bulur. Ve Dr. Stevenson  Karındeşen Jack’in ta kendisidir…

Karındeşen Jack’i yakalayıp geri getirmek de HG Wells’e düşecektir. HG Wells rolünde Otomatik Portakal filminin unutulmaz oyuncusu u Malcolm Mc Dowell’ın yer aldığı film zaman yolculuğu konusunda tam bir klasik...


6Deja Vu (Deja Vu, 2006)





Tony Scott’un yönetip Denzel Washington’un başrolünde oynadığı bir filmi beğenmeme olasılığımız var mı? Tabii ki yok.

Casus Oyunu (Spy Game, 2001), Denizde İsyan (Crimson Tide, 1995), Durdurulamaz (Unstoppable, 2010) gibi çok sevdiğim filmlerin ve meşhur Top Gun’ın yönetmeni Tony Scott ağabeyi Ridley kadar olmasa da bence oldukça iyidir.

Denzel Washington ise malum herhangi bir filmi keyifle izlenecek 2 Oskar ödülü sahibi bir Hollywood yıldızıdır. Filmin diğer oyuncuları Val Kilmer, Paula Patton ve şu aralar sevdiğim TV dizisi Person of Interest'in yıldızı Jim Caviezel.

Filmin konusu şöyle; New Orleans’da meşhur Mardi Gras Festivalinde ABD Deniz Kuvvetleri mensubu denizci ve ailelerini taşıyan bir feribota düzenlenen bombalı saldırıda 500 küsur kişi ölür. Olayı soruşturan pek çok kişiden biri olan BATF (Alkol, Tütün ve Ateşl Silahlar Bürosu, ne alakaysa?) ajanı Doug Carlin (Denzel Washington) kendini FBI’a ait deneysel bir araştırma ekibinde bulacaktır. Bu Ekibin elinde zamanda 4 gün kadar geriye gidebilecek bir teknoloji vardır. Doug zamanda yolculuk eder; başlangıçta amacı bombacıyı bulmaktır fakat sonra tarihi değiştirip saldırıya engel olmak ister. 

Heyecanlı, görsel efektleri güzel harika bir filmdir…


5. Son Gerisayım ( The Final Countdown, 1980)





Bu filmin yönetmeni Don Taylor - Benim jenerasyonumun mutlaka anımsayacağı Dr Moreau'nun Adası (The Island of Dr Moreau, 1977) filminin de yönetmenidir -. Başrollerde  Kirk Douglas, Martin Sheen, James Farentino, Katherine Ross oynuyorlar.

1980’lerde İzmir’de yaşadığım yıllarda Babamla birlikte sık sık sinemaya giderdik.Karşıyaka’da oturduğumuz zamanlarda her cumartesi gittiğimiz bir sinema vardı; Efes Sineması sanırım, yoksa Elif miydi? İşte o sinemada da Cumartesi günlerinin gün ortası seanslarında (14.30) dönemin Türkiye’ye yıllar sonra gelen popüler filmlerini izlerdik. 

İşte bu film de o yıllarda sinemada izlediğim bir film. Öyküsü ise şöyle;  ABD Deniz Kuvvetlerinin devasa uçak gemisi Nimitz, 7 Aralık 1980 günü rutin bir görev için Pasifik sularında, Hawaii yakınlarında seyrederken radarlarında beklenmedik bir fırtına ve tuhaf bir sis bulutu belirir. Hemen ardından bu tuhaf bulutun içinden geçen gemi kendini bir anda geçmişte, 1941 yılında bulur. Pearl Harbor baskınının hemen öncesidir ve Japon Hava Kuvvetleri saldırı için yola çıkmışlardır bile. Geminin kaptanı Yelland (Kirk Douglas) bir karar vermelidir; Emrindeki modern 102 savaş uçağı ve 6000 kadar personeliyle saldırıya müdahale edecek midir?

Açıkçası bu film herhangi bir “En iyi” listesinde yer alması olası bir film değil. Fakat yine de benim listemde ilk 5'de yer alması benim için özel olmasından kaynaklanıyor. Sanırım bu sıradan film de en başta sözünü ettiğim Zamanda Yolculuk ya da Kral Arthur’un Sarayında bir Amerikalı gibi benim bu konuya ilgi duymamın nedenlerinden biri...


4. Paris’te Gece Yarısı (Midnight in Paris, 2011)






Woody Allen’ı seviyorum. Herhangi bir Woody Allen filmini birden çok kereler keyifle izleyebilirim. Fakat bu film benim için diğer Woody Allen filmlerinden çok daha özel. İçinde hem zamanda yolculuk hem de sevdiğim büyük yazarlar var…

Filmin konusu öyle özetlenebilir; nişanlısının ailesiyle Paris’e tatile giden Amerikalı senaryo yazarı Gil (Owen Wilson) ilk romanını bitirme mücadelesi vermektedir. Paris’e özellikle de Paris’in 1920’li yıllardaki entelektüel yaşamına âşıktır. Fakat nişanlısı Inez (Rachel McAdams) Gil’in Paris konusundaki heyecanını paylaşmaz. Gil bir gece Paris sokaklarında yalnız başına gezerken önünde klasik bir araba durur. Arabanın arka koltuğundaki üzerlerinde 1920’lerin kıyafetleri olan bir çift Gil’i arabaya davet eder. Gil, Woody Allen’ın zaman makinesi klasik otomobile binerek 1920’lere gider…

Sonrasında Gil; Cole Porter (Amerikalı şarkıcı ve besteci), Zelda ve F. Scott Fitzgerald’lar, ünlü yönetmen Luis Blunel, Salvador Dali, Pablo Picasso, Ernest Hemingway gibi dönemin Paris’te yaşayan entelektüelleriyle tanışacaktır. Hatta yazmakta olduğu romanını değerlendirmesi için ünlü yazar Gertrude Stein’a verecek, Pablo Picasso’nun metresi Adriana’ya (Marion Cotillard) âşık olacaktır…

Bu arada filmde çok kısa görünmesine rağmen Adrian Brody, Dali rolünde kesinlikle muhteşem…

Eğlenceli, sıcacık bir film… 

3. Terminator 2: Mahşer Günü (Terminator 2: Judgement Day, 1991)





"Hasta la Vista Baby!" repliğini tüm dünya dillerine sokan film...

Aslında benimki gibi birazcık kişisel olmayan benzer listelere bu serinin tüm filmleri girebilir. Fakat listeyi ben yaptığım için bu tip seri filmlerden sadece birini seçiyorum. Ve bence de bu serinin kesinlikle en iyi filmi budur…

Bu filmin konusunu bilmeyen var mı? Sanmıyorum. Eğer varsa da bu yazıyı listenin 3. sırasına kadar merak edip de okumaz zaten diye düşünüyorum...

Filmin yönetmeni James Cameron. Aynı zamanda üstat Titanic, ve Avatar’ı da yönetmiştir. Ayrıca Terminator serisinin 1984 yapımı ilk filmi de onundur  –ki o da gerçekten muhteşem bir filmdir-.

Bir önceki filmde kötü ama şimdi iyi Cyborg rolünde Arnold Schwarzenegger’in bence oldukça iyi iş çıkardığı filmde Sarah Connors rolünde Linda Hamilton ve John Connor rolünde de Edward Furlong var. Filmin kötü karakteri, prototip bir Terminator olan T-1000 rolünde ise Robert Patrick…

Çekim maliyeti çekildiği dönem için bir rekor sayılabilecek 95 milyon Dolar olan filmin doğal olarak görsel efektleri de mükemmeldir.

Kesinlikle bu listede olması gereken bir film…


2. 12 Maymun (Twelve  Monkeys; 1995)





1996 yılında ölümcül virüs nedeniyle yeryüzünde yaşayan 6 milyar insan ölmüştür. Geride kalanlar ise dünya yüzeyi hala ölümcül virüs içerdiğinden yer altında yaşamaktadırlar. 2035 yılında bilim adamları dünyayı bu hale getiren virüs salgınının kökenini araştırmak için geçmişe mahkûmları gönderirler. James Cole isimli mahkûm da (Bruce Willis) çok istemese de suçunun affedilmesi karşılığında geçmişe gönderilmeyi kabul eder. Salgının başlamasından sorumlu olduğu düşünülen gizemli 12 Maymun Ordusu örgütünü araştıracaktır.

Cole yanlışlıkla 1990 yılına, salgının 6 yıl öncesine gönderilir. Doğal olarak da, gelecekten geldiğini iddia edecek herkes gibi kendini akıl hastanesinde bulur. Burada daha sonra ona inanacak tek kişi Dr Kathryn Reilly (Madeleine Stowe) ve tedavi görmekte olan Jeffrey Goines (Brad Pitt) ile karşılaşacaktır.

Filmin bir anında Dr Kathrin Reilly’nin şu sözleri film süresince Cole’un içinde bulunduğu ruh halini anlatır adeta; “Yunan efsanelerinde Cassandra lanetlenmiştir. Geleceği görebilmektedir ama kimse bu söylediklerine inanmaz. Böylece olacak kötü şeyleri bilip elinden bir şey gelmemesinin ıstırabını yaşar… “

Filmin yönetmeni Terry Gilliam ki yönettiği filmlerden 2’sini daha çok severim; 1998 yılı yapımı Las Vegas’da Korku ve Nefret (Fear and Loathing in Las Vegas) ve 1985 yapımı Brazil

Bu filmde bir de Brad Pitt kelimenin tam anlamıyla döktürmüştür ve adeta "sadece yakışıklı değilim çok da iyi bir aktörüm" mesajı verir. - Bu arada Brad Pitt bu filmdeki rolüyle En iyi yardımcı erkek oyuncu ödülüne adaydı. Herhangi başka bir yıl kesinlikle Oscar'ı alabilecekken maalesef o yılki rakibi Kevin Spacey'di; Olağan Şüpheliler'in (The Usual Suspects) Keyser Söze'si... -

Dikkatli izlediğinizde zaman geçişleri arasına yerleştirilmiş detayları yakalamaktan keyif alacağınız 12 Maymun, bence tartışmasız zaman yolculuğu üzerine yapılmış gelmiş geçmiş en iyi filmlerdendir. Hatta filmin Astor Piazzola’nın Libertango’sundan alınan tema müziği bile pek hoştur… Merak edenler için işte link'i

1.  Geleceğe Dönüş (Back to the Future, 1985)






Listemin en iyi filmi. Geleceğe Dönüş’ten daha iyi bir zamanda yolculuk filmi yapılabilir mi acaba? Sanmıyorum. Üstelik sinema tarihinin en güzel zaman makinesi bile bu filmdedir; bir Delorean yani DMC-12 marka spor otomobil…

Ayrıca çoktan kült mertebesine ulaşmış film unutulmaz sahnelerle doludur. Sözgelimi; Marty’nin Johhny B. Goode’u çaldığı sahne unutulabilir mi? Hani orkestra elemanlarından birinin Marty’nin çaldığı şarkıyı,  “Hani aradığın yeni sound vardı ya? Dinle bunu…” diyerek kuzenine dinlettiği sahne. Telefonun diğer tarafında, hatta şarkının bestecisi Chuck Berry vardır... Rock’n Roll tarihinde bu şarkıyla çığır açan Chuck Berry. Ya da yine aynı sahnenin sonunda yaptığı sert gitar solonun karşısında donup kalan kalabalığa söylediği şu sözler; “Sanırım sizler henüz buna pek hazır değilsiniz ama çocuklarınız bayılacak…” (Bu da meraklısına malum sahnenin link'i)

Bunun gibi bir neslin hafızasına kazınmış bir sürü eğlenceli sahne vardır bu filmde. Bu eğlenceli sahneler yıllarca benim kuşağın sohbetlerinde yeniden anlatılmış, hatırlanmış ve bu filme gönderme yapan espriler hep popüler olmuştur.

Aslında Robert Zemeckis’in yönettiği serinin her 3 filmi de zamanda yolculuk konulu herhangi bir en iyi filmler listesine girebilir. Fakat Terminatör serisinde olduğu gibi burada da kendi listeme sadece bir tanesini almak istedim…

Filmin önemli 2 oyuncusu şu anda Parkinson Hastalığıyla mücadele eden Michael J. Fox ve Dr. Emmett Brown rolüne harika oturan Christopher Plummer.

İmdb’nin en iyi film listesinde 8,5 puanla 46. sırada yer alan bu film bence de sadece zaman yolculuğu üzerine yapılmış değil bence sinema tarihinin en iyi filmlerinden biridir…

...

Gelecek Program; "Sıradan bir Sinemaseverden Seyahat üzerine yapılmış En iyi 10 Film listesi"

5 yorum:

  1. Cok guzel bir liste, ben de bu kategoride Donnie Darkoyu onermek istiyorum..

    YanıtlaSil
  2. zamanda yolculuk üzerine bu filmi kesinlikle tavsiye ederim Adı: Suç Zamanı

    http://www.refulin-kulturmantari.blogspot.com.tr/2014/02/nacizane-bir-film-tavsiyesi.html

    YanıtlaSil
  3. Bence GÖL EVİ bu kategoride yer almalıydı :-). Tugbay Domaç

    YanıtlaSil
  4. Predestination filminin listede yer almamasi cok uzucu

    YanıtlaSil
  5. Ben de 2 yıl evvel böyle bir liste yapmıştım: http://www.tst.gen.tr/en-iyi-zamanda-yolculuk-temali-filmler-2014/

    YanıtlaSil