25 Ekim 2015 Pazar

Benim Seyahat Bloglarım


Her şeyden önce şunu belirtmeliyim; Okumakta olduğunuz, herhangi bir konuda “en iyi” olan blogların listelendiği bir yazı değildir. Zaten buna karar verecek olan kişi de ben değilim. Benim yaptığım sadece takip ettiğim seyahat bloglarından bir derleme.

Her bir blog için bir şeyler karaladım. Yazarları, içerikleri, bloglar hakkında düşündüklerim, favori yazılarım, hatta ufak tefek eleştirilerim gibi.

Ayrıca bu listede herhangi bir sıralama da yok. Bilgisayarımda bir Word dosyası açtım ve o anda aklıma gelen blogların isimlerini yazdım. İlk aklıma gelen, doğal olarak en son ziyaret etiğim Rotasız Seyyah oldu ve yazmaya da onunla başladım.

Gezimanya veya Uzakrota gibi sayfasını pek çok gezginin yazılarına açan siteleri ise listenin dışında tuttum. Kişisel Blogger’lara odaklandım yani.

Takip ettiğim 15 kadar blog varmış, işte ilk yedisi: 

Sonrası bir dahaki bölüme.


Rotasız Seyyah

Rüzgar nereye götürürse...




Klasik öyküyü bilirsiniz;

Çok çok eski zamanlarda bir kabile varmış.

Kabiledeki herkes sabah erkenden avlanmaya çıkar, tüm gün avlanırlar gece de geç vakit dönerlermiş.

Fakat içlerinden biri tanesi diğerleriyle  avlanmaya gitmez gün boyu ormanlarda aylak aylak gezer dururmuş. Akşam olup da diğerleri kabileye yorgun argın döndüklerinde, ateşin etrafında toplanırlar bizim aylak da diğerlerine uzun uzun gündüz gördüklerini anlatırmış.

Bir gün içlerinden biri “Biz gün boyu çalışırken bu adam neden aylak aylak dolaşıyor, bizimle ava gelsin” deyivermiş. Ertesi sabah bizimkini de ava götürmüşler.

Akşam yorgun argın döndüklerinde tüm günü avda geçiren bizimkinin anlatacak farklı hiçbir şeyi yokmuş. O gece tüm kabile ateşin başında öylece sessizce oturmuşlar.

Bir süre günler bu şekilde geçmiş. Derken bir boşluk hissetmiş bütün kabile. Eskiden hiç olmazsa akşamları biri güzel bir şeyler anlatırdı, keyifle dinlerdik demişler.

Düşünmüşler, taşınmışlar ve bizim “aylak” ı ertesi sabah uyandırmadan ava gitmişler.

Yukarıdaki bu ilk sanatçının öyküsünü tabii ki MFÖ’nün muhteşem şarkısını anımsatmak için anlatmadım. 

Rotasız Seyyah Mehmet Genç’i ilk takip etmeye başladığımda sıradan insanlardan gelen küçük yardımlarla seyahat etmesi fikri bana alışılmadık gelmişti. Yadırgamıştım. Fakat zamanla sayfasının müptelası olunca aklıma işte yukarıda paylaştığım öykü geldi... Gerçi şimdilerde sitesi çok popüler oldu, sponsorları var ve kişisel bağışları kabul etmiyor ama bir süre serüvenine kişisel bağışlarla devam etmişti.