30 Kasım 2015 Pazartesi

Ürdün Notlarım 1



Akabe'den Wadi Rum'a



Çok kısa bir süre öncesine kadar Akabe hakkındaki bilgim, Kim Milyoner Olmak İster'de sorulacak olsa şıklar arasındaki Ürdün’ü joker kullanmadan, fakat büyük ihtimalle çok da emin olmadan ancak bilebilecek kadardı.

Ama Ben Akabe’yi cidden sevdim.

15–18 Kasım tarihlerinde Gezimanya yazarı ve blogger olarak Türk Hava Yolları’nın davetiyle Ürdün’deydim ve Ürdün’deki ilk durağımız da Akabe’ydi.

THY Akabe’ye haftanın 3 günü karşılıklı olarak sefer düzenliyor; Çarşamba, Cuma ve Pazar günleri. Uçuş süresi de 2 saat 45 dakika.

İstanbul’dan 00.30’da kalkan uçağımız 03.15 gibi Akabe’nin Uluslararası King Husseyin Havalimanına inerken, Akabe hakkında, yukarıda da dediğim gibi isminden başka hiçbir şey bilmiyordum...

Akabe, Kızıldeniz’den içeriye girinti yaparken Sina Yarımadasını da oluşturan aynı isimli körfezin kıyısında yer alıyor. Ürdün’ün denize açılan tek limanı da burada. Körfeze ismini verse de Akabe’nin denize olan kıyısı topu topu 26 kilometre ki onun da büyük bölümünü 1965 yılında Suudi Arabistan’la aralarındaki Toprak Değişimi Antlaşmasıyla elde etmişler. 


İsrail, Mısır ve Suudi Arabistan arasında
sıkışmış Ürdün ve Akabe...Zikzak şeklindeki
Ürdün-Suudi Arabistan sınırı için
google'a "Churchill'in Hıçkırığı" yazıp okumanızı öneririm...

Sabaha karşı indiğimiz havalimanından doğrudan otelimize geçiyoruz. İki gece konakladığımız Radisson Blu Tala Bay Resort Aqaba Hotel hiç fena sayılmaz. –Tabii ki yıllardır Antalya’da haddinden fazla otel görmüş biri olarak bu konuda müşkülpesent olma hakkımı kullanıyorum belirtmeliyim-